| Volkswagen'in dokunuşuyla birlikte eskiden sadece düşük bütçeli
tüketicilerin satın aldığı bir marka olma konumundan gittikçe
uzaklaşık, uygun fiyatlı ve kaliteli modellerin üreticisi haline gelen
Skoda için, nasıl ki Octavia'nın büyük bir önemi varsa, Superb'in de
var...
Nitekim Octavia, marka için bugün 50 yıllık geçmişe sahip, aynı
zamanda da VW ile evliliğinin ardından kalite çıtasını bir üst seviyeye
taşıdığı ilk araç olarak anılmakta. Superb ise, bu kalitenin artık
olgunlaştığı ve markanın üst sınıf araçlara yeniden döndüğü model
olarak hayli önemli. Zira Superb, Skoda 'nın bundan yine çok yıllar
önce, 1930'larda devlet büyükleri için ürettiği lüks modelin adıydı.
Giriş bölümünü böyle geçtik varsayalım artık! Ve gelelim modern
Superb'in ikinci nesline... 2002'de yollara çıkmaya başlayan ilk nesil
Superb, VW Passat genlerinin üzerine inşa edilmiş, gerçekten de o
dönemde şaşırtıcı özelliklere sahip, genişliğiyle takdir toplayan bir
otomobildi. Ancak dıştan bakıldığında Octavia'dan pek de fark
göstermeyen tasarımı ve iyi vurgulanmayan özellikleri, onun popüler bir
araç olmasını engelledi.

Tasarımıyla konuşturuyor
İkinci neslinde bu hataları gidermeye çalışan Skoda, aracın
özellikle ön tasarımında bana göre hayli başarılı çizgiler kullanmış.
Nitekim bu, Superb'in bakışları yakalama yüzdesini hayli artırmış.
Markanın son dönemdeki "aile" çizgisini yansıtan ön tasarım, sinirli
bakışlarla birlikte bu sınıfa yakışan bir görünüm sergiliyor. Çatık
kaşlı Superb, kendisini geçtiği her yerde belli ediyor. Tabii bununla
yetinmeyen Skoda, aracın farlarının içine de "Superb" yazısını
konduruvermiş. Gerekli miydi, tartışılır ama kullanıcısının baş
harflerini taşıyan kol düğmelerini hatırlattı bana. Yani zevk
meselesi...
Yandan bakıldığında iri görünen kapılar ise, otomobilin genel
"iriliği" hakkında ipuçlarını veriyor bile. Özellikle de arka kapısı.
Arkada daha sade çizgilerin hakim olduğu Superbde bagajın alt kısmında
bulunan nikelaj ve kullandığımız araçtaki çift krom egzost çıkışı, bu
sadeliğe bir miktar sportiflik de katıyor.
İçeride geniş bir dünya
Yeni Superb'in iç mekanındaysa gerçekten "kocaman" bir dünya
bekliyor kullanıcısını. Her ne kadar Volkswagen grubunun araçları olan
Golf ve Passat'tan izler barındırsa da, ne yalan söyleyeyim, insana
lüks bir ortam sunmayı başarıyor. Zira kaliteli malzeme kullanımı ve
sıkı işçiliği, buna destek oluyor.
Kolay okunabilen göstergeleri, göstergelerin ortasında yer alan yol
bilgisayarı ekranı, kokpiti boydan boya geçen ahşap kaplama şerit filan
derken araçla ısınma turları kısa sürüyor. Koltukları rahat olan aracın
arka bölümüyse, gerçekten alkışlanacak türden. Nitekim bir önceki
versiyonunda geniş olan arka bölüm, şimdi daha da genişlemiş. 2 metre
boyunda bile olsanız, arka koltukta dizler konusunda gayet rahat bir
mekan bulmak olası.

Bununla birlikte aracın geri görüşü konusunda biraz sıkıntı
yaşanabiliyor. Elbette bunu, manevralarda park sensörü sayesinde
ortadan kaldırmak mümkün. Zira bunun nedeni, aracın ödüllü ve patentli
"Twindoor" denilen bagaj kapağı.
Gerçekten de "cin bir fikir" olan bu sistem, her defasında bagaj
kapağını arka camla birlikte kaldırma külfetini yokediyor. İsterseniz
bagaja (ki çoğu zaman öyle oluyor) sadece arka bagaj kapağını açarak
ulaşıyorsunuz. Arka camla birlikte kaldırılması ise, daha geniş yükler
için düşünülmüş.
Sanki uçuşa hazırız!
Aracın yol performansına gelince. Bir kere yalan değil, kontağı
açtığınız zaman kendinizi uçağın pilot koltuğunda sanıyorsunuz. Bunun
nedeni de, orta konsoldaki müzik sisteminin ekranında "Welcome On
Board" yazması. Zira bu, gnelede "Uçağa hoşgeldiniz" anlamında
hosteslerin İngilizce yaptıkları anonsun ilk cümlesidir...
Kullandığımız 2.0 lt TDI motor, 140 HP gücündeydi. Aracın çok iyi
olan ses yalıtımı sayesinde benzinli motormuş gibi duyulan mırıltı,
süratlenmeye başladığınızda da pek değişmiyor. 0-100 km/s hızlanması
10.2 sn olarak verilse de, aracın bu süreden daha kısa bir zamanda 100
km'ye ulaştığını hissettiğimi söylemeliyim. Bunda, 6 ileri DSG otomatik
şanzımanın rolü ise çok büyük. Sarsıntısız ve normalinden çok daha kısa
sürede vites değiştiren bu şanzıman, gerçekten de aracın hakkını
veriyor.
Bu sayede sıkça insanı yaramazlıklar yapmaya iten Superb, böylece 60
lt'lik depoyu 850 km'de tüketmeme yol açtı. Ancak menzili "efendi
kullanım" ile daha da uzatmak olası. Yol ve motor gürültüsü bulunmadan
içeridekilere gerçekten de uçak konforu yaşatan Superb, orta sert
süspansiyonuyla da bozuk yollarda darbeleri başarıyla emiyor. Fren
sisteminin yanı sıra güvenlikle ilgili tüm sistemlerin standart
donanıma dahil edilmiş olması da, içeride yolculuk edenlerin rahatını
artırıyor.
Kısacası, uygun fiyatıyla gerçekten fazlasıyla lüks sunabilen yeni
Superb'in önceki versiyonundan daha başarılı olmaması için bir neden
yok...
NELERİ VAR?
-----------
Superb 2.0 TDI Elegance
ABS+EBD, ESP, sayıları 9'u bulan hava yastıkları, ASR, yokuş kalkış
desteği, otomatik çift bölgeli klima, direksiyondan yönlenebilir
bi-xenon farlar, sunroof, elektrikli ısıtmalı yan aynalar, MP3
özellikli radyo/CD çalar, ısıtmalı ve elektrik kumandalı hafızalı ön
koltuklar, Twindoor bagaj sistemi ve daha sayamadıklarımız... Levent Köprülü-Milliyet
|