| Elektrikli değil ‘melez’ |
|
Toyota’nın ilk kez 1997 yılında Japonya’da, daha sonra da 2001’de Amerika ve
Avrupa pazarlarına sunduğu ilk seri üretim hibrit aracı Prius, belki
üreticisinin bile beklemediği bir ilgiyle karşılandı. Bugüne kadar 1 milyon adet
barajını geçen, kimi zaman uğruna sıra beklenen Prius, kısa bir süredir
özellikle İstanbul yollarında da dolaşmaya başladı.
Her ne kadar ömrünün
sonuna gelmiş ve yerini yenisine bırakacak olsa da, onlardan birini İstanbul
sokaklarında dolaştıranlar arasında yer aldım. Biraz talep, biraz da fiyatının
yüksekliği ve vergi desteği bulunmaması nedeniyle Türkiye’ye getirilemeyen
Prius’la İstanbul sokaklarında dolaşmak, açıkçası farklı bir deneyimdi kuşkusuz.
Zira, ilk etapta sanatçısından sporcusuna Türkiye’nin ünlü şahsiyetlerine
kullandırılan Prius’un direksiyonuna geçtiğimde, birkaç günlüğüne de olsa onun
sayesinde “ünlü gibi” karşılandım...
Herkesin fikri
var Dediğim gibi, aracın Türkiye’de tamamen yenilenen modeli
satılmaya başlanacak. Bu biraz da alıştırma turları. O yüzden aracın boyu, posu
ve tipiyle ilgili pek bir şey anlatmaya gerek yok. Ancak Prius’un asıl önemli
özelliği yani “karakteri”, pek çok insan tarafından biliniyormuş ya da
öğrenilmiş de haberim yok. Hoş, çok yazıp çizdik, ama yine de yaklaşan ve
görenlerin en azından araçla ilgili bir fikri olması hoşuma gitti. “Elektrikli
araba bu, değil mi?” diye yaklaşan meraklılara, elbette onun “melez” olduğunu
anlatmam gerekti, ama olsun. “Şimdi aslında hem elektrikli hem de benzinli.
Yani iki motoru var. Ama elektrikle de gidiyor, doğru” diye başladığım
açıklamaların sayısı bir hayli oldu. İnsanların yüzlerinde, belki de anlatma
biçimimden olsa gerek, biraz “mat” bakışlar belirse de, tahminimce onların gözü
hâlâ Prius’un üzerinde bir “elektrik fişi” aramakla
meşguldü.
Ekran delisi
olmak
Prius’un bu çift karakterine alışmak insanda ilk başta tedirginlik
yaratabiliyor. Örneğin ilk çalıştırmada hiçbir ses gelmemesine. Çünkü o zaman
sadece elektrik motoru çalışıyordu. Ancak asıl takıntıyı, orta konsoldaki
gösterge yaratıyor. Prius’un o anda hangi motoru kullandığını gösteren ekran,
“Lost” gibi bağımlılık yapıyor. Tabii gaz pedalına da ona göre basıyorsunuz.
Çünkü “Akü göstergesini tam dolu yapacağım” gibi bir iddiaya girdiğimde, ideal
tüketim değerlerine ulaştığımı fark ettim. Dikkatli kullanımla 100 km’de
ortalama 4.3 lt harcıyor. Prius, güç gerektirmeyen yerlerde elektrik
motoruyla çalışıyor. Hızlanmalarda ve akülerdeki güç azaldığında benzin motoru
devreye giriyor. Yokuşlarda ve güç gereken yerlerde iki motor birarada
çalışıyor. Yokuş aşağı gazdan ayağınızı çektiğinizde ve benzinli motorun
çalıştığı anlarda aküleri şarj oluyor. İşte bunların hepsi de, o ekranda
görünüyor... Levent
Köprülü-Milliyet
|
| ETİKETLER:Otomotiv,Otomobil Fiyatları,Otomobil Haberleri,Motor Sporları,Sürüş İzlenimi,Bilgi Merkezi,Sıfır Otomobil,Otomobil İlan,Otomobil Markaları,Otomobil,Otomobil Fuarı,Galeri,Galeriler,Arabalar,Dizel Otomobiller,Elektrikli Otomobiller,Otomobil Rehberi,Motor Modeller,Motor Bisiklet,Motor Yarış,Yeni Araba,Son Model,Araba Modelleri,Araba Resimleri,Araba Fiyatları,Model Araba,Araba Satış,Araba İlanları,Araba Galerileri,Arabalar,Araba,Spor Araba,Araba Yarışları,Araba Yarışı,Araba Modifiye,Araç Satış,Araç Sorgulama,Araç,Motosiklet,Mobilet,Otomobil Markaları,Yeni Modeller,En Yeni Modeller |
|
|
| Tavsiye Et |
Yorum Yaz
|
|
|
 |
| YORUMLAR |
| Bu habere henüz bir yorum yapılmamış. |
|
|
|
|
|
|
|