Gelecek 10 yıl içinde dünyada satılan araçların yüzde 10’unun elektrikli olacağını savunan Fransız üretici Renault’nun dört elektrikli modelinden biri olan Fluence Z.E., gün sayıyor. Dünyanın seri üretim ilk orta sınıf elektrikli sedan otomobili olacak Bursalı Fluence, ekim ayında bantlardan inmeye başlayacak.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy’nin de incelediği ve test ettiği Fluence Z.E. için hazırlıklarını aralıksız sürdüren Renault, öncelikle İsrail ve Danimarka’da piyasaya sürülecek aracın üretim hedefini de 100 binden 150 bine çıkarttı.
Elektrikli araçları için nisan ayında bir internet sitesi de açan Renault, şimdiye kadar 2 bin 500 adetlik sipariş almış. Üstelik bu siparişlerin yüzde 80’i Fluence Z.E. için gelmiş. Sipariş verenlerin yüzde 90’a yakını da firmalar değil bireysel müşterilermiş.
Prestij otomobili olacak
Paris’te düzenlenen test sürüşü etkinliğinde kullanma fırsatı bulduğumuz ilk Fluence Z.E. prototipleri, Fransa’da hazırlanmış. Firma tarafından “geniş, konforlu ve aynı zamanda çevreci bir prestij otomobili” olarak tanıtılan Fluence Z.E.’nin, aküsüz olarak satışa sunulacağı ve böylece fiyatının standart Fluence modellerinden çok yüksek olmayacağı belirtiliyor. Kullanıcı, aküyü kiralayacak...
Aracın şarjı içinse, ülkelere ve beğenilere göre değişik seçenekler sunulacak. Örneğin İsrail’de, “Quickdrop” denilen istasyonlar kurulacak ve şarjı azalmış akü burada 3 dakikada değiştirilecek. Ancak Danimarka’da bu iş, şarj otomatlarıyla yapılacak. Bunun için de “hızlı” ve “uzun şarj” alternatifleri sunulacak. Hızlı şarj otomatlarında, aracın aküsünün yüzde 80’i 30 dakikada dolacak. Diğer alternatifteyse aracın aküsü ev ya da işyerinin elektrik tesisatıyla 6 ila 8 saat arasında şarj edilebilecek.
“Görünmeyen” farkları çok!
Fluence Z.E.’nin, standart Fluence ile arasında “görünmeyen” farkları var.
Kaputunun altında, benzinli ya da dizel araçlardaki 95 HP’ye eşit güce sahip bir elektrik motoru bulunuyor. Bagajda ise düşey olarak yerleştirilmiş bir akü mevcut. Bu akünün, seri üretimde arka koltuk sırtlığına yakın olacağı söyleniyor. Böylece prototip halinde sadece iki küçük çanta alabilen bagajı biraz daha büyüyecek.
Otomatik denilebilecek bir vites kutusuna sahip araçta, ileri viteste tek bir kademe var. Kontak çevirildiğinde çalıştırıldığının farkına bile varılmadığımız aracın gösterge panelinde devir saati de yok. Hız göstergesinin solunda akü göstergesi, sağındaysa “akünün mevcut şarjıyla gidebileceği yolu” hesaplayan yol bilgisayarı ve güç göstergesi var.
95 HP’lik bir benzinli ya da dizel motordan daha rahat hızlanabilen elektrikli motor, bu sayede çekiş problemi yaşamıyor. Üstelik klima çalışıyor bile olsa. Elektrikli Fluence’ı kullanmanın tek dezavantajı ise, motorun sessizliği nedeniyle yol ve iç mekandaki plastik seslerinin daha fazla duyuluyor olması...
Yılda 35 bin adedi İsrail’e ihraç edilecek
Bursa’da üretilecek elektrikli Fluence’ın ilk ve en önemli pazarı kuşkusuz İsrail olacak. Petrol bağımlılığını azaltmak üzere elektrik altyapısına ağırlık veren İsrail, bu bağlamda elektrikli Fluence siparişlerini de yıllık 35 bin adede çıkartmış. İlk araçlar ise, 2011 yılının ilk yarısında teslim edilmeye başlanacak.
Renault yetkilileri, İsrail’in en uzak noktaları arasındaki mesafenin 250 km olduğunu, 160 km menzile sahip elektrikli Fluence’ın burada rahatlıkla kullanılabileceğini belirtiyorlar. Ülkede trafiğe kayıtlı araçların büyük çoğunluğunun şirketlere ait olduğunu da hatırlatan yetkililer, akü değişim (Quickdrop) istasyonlarını kuracak “Better Place” adlı şirketin filo anlaşmaları imzalamaya başladığına da dikkat çekiyorlar. Better Place, İsrail’de şimdiden iki örnek istasyon kurmuş bile.
Şimdilik Türkiye’ye yok!
Elektrikli Fluence’ın diğer büyük pazarı Danimarka. Renault, Fransa’da da test için Total gibi büyük şirketlere elektrikli Fluence verecek.
Bursa’da üretilse de araç şimdilik Türkiye’de satılmayacak. Zira bunu için vergi mevzuatı bile uygun değil!
Milliyet |